Çay'da Kota Kaldırılmalıdır

Çay'da Kota Kaldırılmalıdır

Gençlik Kolları Genel Başkanımız ve Konya Milletvekilimiz Abdulkadir Karaduman'ın 14 Mayıs 2020 TBMM Basın Açıklaması

"Değerli Basın Mensupları, Sevgili Arkadaşlar

Bugün 14 Mayıs Perşembe, Dünya Çiftçiler Günü

Büyük bir emek ve özveriyle, bütün olumsuz koşullara rağmen ürettiği gıdaları topraktan soframıza ulaştıran emektar bütün çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Günü’nü tebrik ediyorum.

Onlara en kalbi duygularımla teşekkürlerimi sunuyorum ve her zaman destekçisi olacağımı ifade etmek istiyorum,  Allah yar ve yardımcıları olsun.

Değerli Basın Mensupları;

Dünyanın geneline yayılan Koronavirüs salgını maalesef ülkemizi de özellikle sosyal ve ekonomik alanda ciddi şekilde etkilemiştir

Salgın sürecinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, salgına yakalanan vatandaşlarımıza Allah’tan acil şifalar diliyorum.

Vaka ve vefat sayılarının azalması, bunun yanında iyileşen sayısının artıyor olması sevindiricidir.

Fakat bu durum kesinlikle bir rehavete sebep olmamalı, tedbirlere riayet etme hususunda bir gevşemeye sebep olmamalıdır.

Zira günlük yaşantıdaki işleyişin belki de uzun bir süre normalleşmeyeceğini öngörmekteyiz.

Halen vaka sayıları binli rakamların üzerinde ve tehlike devam etmektedir.

Ne yazık ki Erzurumspor Kulübünde 4’ü futbolcu olmak üzere toplamda 11 kişiye Covıd-19 teşhisi kondu. Erzurumspor’un ardından Beşiktaş’ta da 8 kişinin Covıd-19 testi pozitif çıkmıştır.

Bilim kurulunun onayı alınmaksızın Türkiye Futbol Federasyonu tarafından liglerin 12 Haziranda başlatılması kararı alınmıştır.

Bu keyfi karar, salgın ile mücadele yolunda harcanan emeklerin hiçe sayılması ve mücadelenin baltalanmas��dır.

Alınan bu keyfi karar iptal edilmeli ve insan hayatını hiçe sayan Federasyon istifa etmelidir.

Bütün yanlışlara rağmen, sürecin başından bugüne kadar büyük bir özveriyle çalışan başta sağlık çalışanlarımıza ve güvenlik güçlerimize teşekkürlerimi tekrarlamak istiyorum.

Değerli Arkadaşlar;

Bugün çeşitli alanlarda açığa çıkan farklı problemlerle karşı karşıya kalmaktayız.

İktidar, sürecin gerektirdiği önlemleri alırken vatandaşlarımızı mağdur etmemeye özen göstermelidir.

Aksi halde Koronavirüs salgını ile başarılı şekilde mücadele edilmiş olunmaz.

Sürecin başında; yerli üretimin teşviki, çiftçilerimizden alınan vergilerin sıfırlanması, destekleme ödemelerinin gecikmeksizin yapılması hususunda gerekli çağrıyı yapmıştık.

Ancak sorunlar ve mağduriyetler, iktidarın benimsemiş olduğu ithalata dayalı tarım politikasında en ufak bir değişikliğin olmadığını göstermektedir.

Bugün açığa çıkan önemli mağduriyetlerden birini de çay üreticilerimiz yaşamaktadır.

Üretim maliyetlerinin artmasına karşılık taban fiyatta üreticiyi tatmin edecek bir artış yapılmamıştır.

Ülkemiz; çay tarım alanlarının genişliği bakımından, dünyada üretici ülkeler arasında 7. Sırada, kuru çay üretimi yönünde de 5. Sırada, yıllık kişi başına tüketim bakımından 4. Sırada yer almaktadır.

Yetiştirilme alanları sınırlı olan Çay’da üretim potansiyeli bu denli yüksek bir ülkenin “çay üreticisinin problemleri” gibi problemleri olmamalıdır.

Fakat üretime yönelik olmayan tarım politikası; şeker pancarından tutun çay’a kadar neredeyse bütün üretim kademelerindeki üreticilerimizi zor durumda bırakmaktadır.

İktidar; geçtiğimiz yıl 750 bin ton olarak gerçekleşen yaş çay alımının bu yıl için 650 bin ton civarında olacağının sinyallerini vermektedir.

Peki ya neden?

ÇAYKUR’un çay alım kotasını düşürerek üreticiyi serbest piyasanın insafına terk etmesi kabul edilebilir değildir, üretime kota konulamaz.

İktidar; sözde yerli üretim, fiiliyatta ithalatçı tutumunu derhal terk etmelidir

İthalatçı birkaç firma değil, üretim yapacak milyonlarca vatandaşımız desteklenmelidir.

Üreticilerimize korku, ithalatçıya güven veren tarım politikasını kabul etmiyoruz.

Değerli Basın Mensupları;

Çay üreticilerimiz, ürettiği çayı zarar etmeden satabilmenin gayreti içerisindedir ve geleceğe dair kaygılar yaşamaktadır.

Bu kaygıların acilen giderilmesi son derece önemlidir;

- Çay’da kota uygulaması tamamen kaldırılmalıdır.

- Çay üreticisi özel sektörün insafına terk edilmemelidir.

- ÇAYKUR’un kapasitesi arttırılarak ürünler üreticiden iç ve dış piyasaya ulaştırılmalıdır.

- Üretim maliyetleri hesaplanarak alım fiyatı belirlenmelidir, desteklemeler de bu doğrultuda yapılmalıdır.

- Desteklemeler her yıl bir önceki yıla oranla en az %25 oranında arttırılmalıdır.

- Bir yıllık süre zarfı içerisinde vatandaşın tükettiği salça, şeker, yağ gibi temel gıda ürünlerinde %60’lara varabilen zamlar yapılmışken üreticiden alınan çayın fiyatı da buna uygun şekilde arttırılmalıdır.

- Destekleme ile birlikte 3 lira 40 kuruş olarak açıklanan 1 kg yaş çayın taban fiyatı bu yıl için 4 lira olarak belirlenmelidir.

- Koronavirüs tedbirleri kapsamında uygulanan iller arası seyahat kısıtlaması sonucu bazı üreticilerimiz hasadını yapmak üzere çay tarlasına ulaşamamaktadır. Bu üreticilerimiz hisseli tarlaya sahip oldukları için kayıtlı üretici olarak görünmemektedirler ve dolayısıyla seyahat izni alamamaktadırlar. Bu mağduriyeti yaşayan çay üreticilerimizin de bir an önce üretim yapacağı bölgeye ulaşabilmeleri sağlanmalıdır.

Vatandaşımız üretmek istiyor fakat çıkar yol bulamıyor, bu anlamda yetkililere düşen en önemli vazife üretimi kolaylaştırmaktır.

Bir an önce Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli gerekli açıklamayı yapmalıdır. Aksi halde hasat dönemine girilen çayda birçok üreticimiz hasat yapamayacaktır.

Saadet Partisi olarak; üretimin ve üreticin yanında olduğumuzu, ekonomik kalkınmanın ancak üreterek gerçekleşebileceğini tekrarlıyoruz.

Bütün çiftçilerimizin dünya çiftçiler bayramını tekrar tebrik ediyorum, iyi ki varsınız diyorum.

Değerli Arkadaşlar

Aynı zamanda 10-16 Mayıs engelliler haftası içerisindeyiz.

Engelli bireyler; küresel salgını yaşadığımız bu süreçte ekonomik koşullar ve fiziki şartların elverişsiz olması dolayısıyla adeta hayata tutunmaya çalışmaktadırlar.

Çok sayıda engelli birey ücretsiz izne çıkarılmış, birçoğu da işten çıkarılmıştır.

26 Nisan 2020’de gerçekleştirilmesi planlanan ancak koronavirüs salgını nedeniyle 11 Ekim 2020 tarihine ertelenen EKPSS’ye 85 binden fazla engelli bireyin başvuracağı öngörülmektedir.

Başvuran sayısına oranla sınav sonucu kamuya atanan engelli birey sayısı oldukça yetersizdir.

Mağduriyetler göz önünde bulundurulduğunda engelli kamu personeli alım kotasının arttırılması gerektiği açıktır.

Önümüzdeki süreçte problemlerin ivedi şekilde çözüme kavuşturulmasını temenni ediyorum.

Sağlıklı ve huzurlu günler dilerim, Teşekkür ederim."

Abdulkadir Karaduman

Saadet Partisi Konya Milletvekili